Kaydol, Her gönderiden haberin olsun!

2 Kasım 2016 Çarşamba

İngilizce'nizi Geliştirecek 11 Kitap

Okumak  İngilizcemizi geliştirmek için en güzel yollardan biridir. İşte size hem okuma hevesinizi artıracak hem de İngilizce'nizi geliştirecek 11 kitap.






















Resmi büyütmek için tıklayın

Kitaplar için göz atın >>> YDSDEPO



4 Haziran 2016 Cumartesi

Film & Dizi İzleyerek YDS Çalışmak

Merhaba arkadaşlar. Bugün sizlere Film & Dizi İzleyerek YDS Çalışmak konusunda edindiğim bilgiler ve yöntemleri açıklaycağım.

Konu Film & Dizi İzleyerek YDS Çalışmak olunca çoğu kişi bunun pek işe yaramayacağını yazıp durmuş. Öncelikle onlarla aynı fikirde olmadığımı söyleyeyim. Bu düşüncemin birkaç nedeni var tabi ki. Genel İngilizce olsun YDS İngilizcesi olsun bizim için önemli olan şey anlamlı girdidir. Peki anlamlı girdi nedir? Önce ne olmadığından bahsedeyim. Bir kağıda kelimelerin İngilizce ve Türkçe'sini karşı karşıya yazıp ezberlemek anlamlı girdi değildir. Bir metnin, fotoğrafın, videonun, hikayenin, dinlediğimiz podcastlerin içindeki kelimeler anlamlı girdidir. Bir kelimeyi öğrendiğimizde hikayesi de aklımıza geliyorsa onu anlamlı bir şekilde öğrenmişizdir. Film ve dizi izlemek de pekala anlamlı girdiler oluşturur. Karnı ağrıyan bir kişi karnını tutup kıvranıyorsa stomachache kelimesinin ne demek olduğunu sözlüğe gerek olmadan anlayabiliriz.

Şimdi gelelim gerekli ekipmanlara. Burada tercih size kalmış. Dilerseniz VLC Player, Gom Player türevi programlarla tek altyazı ile izleyebilir ya da BS Player (favorim) ve kmplayer gibi programlarla aynı anda iki altyazı ile izleyebilirsiniz. Ben genelde dizilerin ilk bölümlerini önce Türkçe altyazıyla,sonra İngilizce altyazı ile izliyorum. Konuyu ve karakterleri kavrayınca ilerleyen bölümlerde tamamen İngilizce altyazıya dönüyorum. Şahsen ben faydasını gördüğüm için size kendi yöntemimi öneririm. (Altyazılar için endişelenmeyin. BS Player, film&diziyi açar açmaz sizin için senkron sorunu olmayan altyazıları otomatik olarak buluyor, seçtiklerinizi indiriyor.) 

Bir diğer yöntem aynı anda iki altyazı beraber akarken izlemek. Evet, bu yöntem de çok faydalıdır. Bence pek yazılmamış ama en büyük artısı ekran görüntüsü alarak kendimize hazır çalışma kartları oluşturabilmemiz. Düşünsenize ekranda altta İngilizce altyazı, üstte Türkçe altyazı... Anlamadığınız kelime veya kelime öbeklerinde ekran görüntüsü alıyorsunuz. Bunları telefonunuza atıyorsunuz ve slayt şov yada tek tek geçerek okuyorsunuz. Örnek aşağıda.


Ben şu an dizi olarak Game of Thrones ve Breaking Bad'i izliyorum. Araya filmleri de serpiştiriyorum. Bilimkurgu türü sevdiğim için doğal olarak  akademik ve bilimsel kelimeler de daha çok geçiyor filmlerde. Ancak sadece kelime bilgim değil okuma hızımın da önemli derecede arttığını size söyleyebilirim. 

MOTİVASYON KONUŞMASI :)

Kitaptan, defterden sıkıldığınız anda dizinize dönmek, açıp bir film izlemek kafanızı dağıtacaktır. Yukarıdaki yöntemleri kullanarak bu süreci de öğrenerek geçiriyoruz.

Arkadaşlar, internet bütün kurslara değer. Listening, reading, speaking ne isterseniz isteyin. Özellikle İngilizce için bir derya. Geriye ne kalıyor biliyor musunuz? Azim ve motivasyon. Motivasyon en önemlisi. Ben kişisel gelişim kitaplarına pek inanmazdım. Hatta Türk yazarlarının bir çoğunun internetten ya da yabancı kitaplardan çeviri yapmak suretiyle kitaplar yazdığını da biliyorum. Ancak size bir kitap önermek istiyorum. Otobüs yolculuklarımızda, dinlenme tesislerinde satılan ucuz kitaplardan. Ancak inanmayacaksınız ama beni her okuduğumda tekrar tekrar motive ediyor. Ben 7,90 TL'ye almıştım. Sanıyorum ki hala aynı rakamlara satılıyordur. Kitap şu:

Cengiz ERŞAHİN - Kafesin İçerisindeki Hayat

Kendinize bu tür kitaplar alıp, her pes ettiğinizde tekrar yakıtınızı fulleyebilirsiniz:)

Sizlere Film & Dizi İzleyerek YDS Çalışmak konusunu anlatıp biraz da motive etmeye çalıştım. İngilizce hayatımızın her anında, her yerinde. Onu ne kadar hayatımıza dahil edersek o kadar kolay anlıyoruz. İyi çalışmalar.

17 Nisan 2016 Pazar

LinguaLeo ile Anında Çeviri

Merhaba arkadaşlar, bugün çok işinize yarayacak bilgiler içeren bir yazı paylaşacağım. İnternette Yazı Okurken Anında Çeviri Yapan Eklentiyi anlatacağım. 

Haber siteleri olsun, bilim ve teknoloji siteleri olsun ya da akademik metinler içeren diğer siteler olsun canımı en çok sıkan şey bilmediğim bir kelime ile karşılaştığımda TurEng Sözlük'ten bakmak için harcadığım zamandı. Böyle bir sorun yaşamama rağmen çözümünü aramak aklıma hiç gelmemişti. Hiç ummadığım bir anda - hangi sitede okuduğumu maalesef hatırlamıyorum - Chrome'un bir eklentisinin anlık çeviri yapabildiğini okudum. İnternetten ufak bir araştırma yapınca da eklentiyi hemen bilgisayarıma kurdum. Ekran görüntüsü şu şekilde:


Şimdi anlatıyorum;

  • İlk olarak şuradan eklentiyi indirin.
  • Daha sonra adres çubuğunun sağ tarafında çıkan aslan pençesi şeklindeki butona sağ tıklayıp çıkan menüde LinguaLeo English Translator linkine tıklayıp anadilinizi seçerek siteye üye olun.
  • Son aşamada da metni okurken çevireceğiniz kelimeye çift tıklayıp bekleyin.

Vee voila! Artık İnternette Yazı Okurken Anında Çeviri Yapan Eklenti Lingualeo sayesinde zamanınız size kalacak. Çalışmalarınızda başarılar diliyorum.

10 Şubat 2016 Çarşamba

İngilizce Okuduğunu Anlama ve Kelime Çalışması

Merhaba arkadaşlar, uzun bir süredir yazamadım kusura bakmayın. Bu süre zarfında YDS'ye yönelik yeni edindiğim kitaplar vardı, onları bitirmekle uğraştım. Kitaplar sanki Çeviri Yöntemiyle YDS'ye Çalışmak konusunda bahsettiğim yönteme göre yazılmış:) Şaka bir yana o kitaplar tabi ki benim blogumdan daha önce de vardı. Kitap isimlerini öğrenmek isteyen arkadaşlar olursa  facebook sayfamızdan sorularını yöneltebilirler.

Gelelim konumuza; İngilizce Okuduğunu Anlama ve Kelime Çalışması. Bir çoğumuz belki elementary ve intermediate seviyesindeki metinleri rahatlıkla okuyoruz. Ancak iş bilimsel bir dergi , makale ya da günlük gazetelere gelince bilmediğimiz kelime sayısı o kadar artıyor ki okuma isteğimiz ve çalışma şevkimiz kırılabiliyor. Bunun farklı nedenleri olabilir; alakasız ya da seviyemize uygun olmayan kaynak seçimi gibi. Biz öncelikle kaynağımızı doğru seçeceğiz. Size önereceğim en iyi, en alakalı, en seviyemize uygun ve hatta bedava olan kaynak şudur: Hürriyet Daily News

Evet, Daily Hürriyet gazetesinin internet sitesi. Arkadaşlar siz dilerseniz İngilizce yayın yapan başka gazetelerimizin sitelerini de kullanabilirsiniz. Ben Hürriyet'e alıştığım için onu örnek verdim. Peki bu siteyi nasıl kullanacağız. Şimdi sıkı durun: Bu site ile zaten okuduğunuz anlayarak işe başlıyorsunuz! Haberler bizim haberler, spor olayları bizden. Dünya gündemi bile genelde bizi ilgilendiren konular. Türkiye'de yaşanan ne varsa hepsini İngilizce olarak okuyabiliyorsunuz. Mesela predecessor kelimesi sizce ne anlama geliyor? Bilemediyseniz alttaki resme bakın. Eminim sözlüğe bakmaya gerek duymadan anladınız. 

Yapmamız gerekenleri artık sıralayayım;
  • Konunun neyle ilgili olacağını anlayacak şekilde hızlı bir şekilde okuyun. Bilmediğiniz kelimelerin altını çizin ancak asla sözlüğe bakmayın.
  • Bu sefer daha yavaş okuyun. Bilmediğiniz kelimeleri YDS'den 80 Almak konusunda da bahsettiğim TurEng programı yardımıyla bulun. Bu kelimeleri önem derecelerine göre eleyerek önemli saydıklarınızı defterinize kaydedin.
  • Son okumanızda daha ayrıntılı okuyun. Bilmediğiniz kelimeleri kısa süreli hafızanızda tuttuğunuzdan okuduğunuz metin size anlamlı gelecek ve kelimeler cümle içinde anlamlanarak daha kalıcı olarak hafızanıza yerleşecektir. 
  • Bu kelimeleri ertesi gün, 1 hafta sonra, 15 gün sonra ve 1 ay sonra tekrar edin. Göreceksiniz, tekrar ederken okuduğunuz metin gözünüzün önünde canlanacak.

İngilizce Okuduğunu Anlama ve Kelime Çalışması hakkında diyeceklerim bu kadar arkadaşlar. Sınava 2 aydan az bir süre kaldı. Umarım çalışmalarınız iyi gidiyordur. Başvurularınızı yapmayı da unutmayın. Hoşçakalın.

27 Ocak 2016 Çarşamba

Kindle ile YDS'ye Nasıl Çalışılır?

Merhaba Arkadaşlar, bugün sizlere Kindle ile İngilizce'ye Nasıl Çalışılır? ve daha özelde Kindle ile YDS'ye Nasıl Çalışılır? konularından bahsedeceğim. YDS'de başarılı olmak için birçok şey denedim. O kadar çok kitap ve materyal aldımki. Şimdi geri dönüp baktığımda şöyle diyorum: Keşke bütün o kitapları alacağıma bir Kindle alsaymışım. Neden mi? İşte nedeni.

Kindle bildiğiniz gibi Amazon'un e-kitap okuyucusu. Tabletlerden daha farklı, daha doğrusu daha sağlıklı. Bildiğiniz gerçek kağıt gibi bir görüntüsü var ve özel mürekkep teknolojisi sayesinde göze zarar vermiyor. Şarjı çok uzun gidiyor. 2-3 haftada bir şarj ediyorsunuz. Kaldığınız yerden devam etmek için araya ayraç koyabiliyor, vurgular yapabiliyor, notlar alabiliyorsunuz. İşte asıl hikaye de bu notların olduğu bölümde başlıyor. Siz kelimeler, cümleler ya da paragraflar için notlar aldığınızda bunu ayrı bir kitap haline (My Clippings) getiriyor. Böylece adeta bir kelime defteriniz oluyor. 

Benim Kindle'da en sevdiğim özellik şu: Kindle ile İngilizce çalışırken yanınızda sözlük olmasına gerek yok. Bilmediğiniz kelimenin üzerine basılı tuttuğunuzda size kelimenin anlamını, cinsini ve kullanımını veriyor. Bu da sözlükte kelime ararken boşa harcadığımız zamanı en aza indiriyor. İster Merriam Webster ister Oxford Advanced Learner's Dictionary olsun internetten Kindle için indirip kullanabileceğiniz sözlükler var. Merak etmeyin İngilizce-İngilizce olduğu gibi İngilizce-Türkçe sözlükler de bulabilirsiniz. 

Kindle'ın bir başka özelliği de kitaplarda bakındığınız kelimeleri Flash Card olarak saklaması. Flash Cardla YDS'ye nasıl çalışılır? konusunda da anlattığım gibi bu yöntem en iyi öğrenme yöntemidir. Vocabulary Builder kısmına girdiğinizde burada bakındığınız kelimeleri sakladığını göreceksiniz. Bu kelimeleri ister toplu halde isterseniz de kitap kitap ayırıp çalışabiliyorsunuz. Vocabulary Builder, "Mark as Mastered" seçeneğini işaretlediğiniz kelimeleri ise öğrenilmiş sayıyor ve bir daha karşınıza çıkarmıyor. Gördüğünüz gibi "My Clippings" ve  "Vocabulary Builder" tam da bizim gibi YDS'ye nasıl çalışılır diye sormadık yer bırakmayanlar için yapılmış.

Kindle için Calibre diye bir program var. Bu program dosya biçimlerini Kindle'ın okuyabildiği .mobi formatına dönüştürüyor. Ancak en güzeli bu program internetten her türlü içeriği çekip onu Kindle'ınızda okuyabileceğiniz formata dönüşürebiliyor. Program içindeki "Haberleri Çek" kısmından BBC'den Scientific American'a kadar bine yakın hazır kaynaktan içeriği alıp cihazınıza uygun hale getiriyor. İsterseniz bu kısıma kendiniz de çeşitli sitelerin linkini ekleyebilirsiniz. 

Benim Kindle'ım şu an için en hesaplı cihaz olan New Touch. Size de çok para vermenizi önermem. Yurtdışından size getirebilecek birileri varsa Amazon'da fiyatları zaman zaman 50$'a kadar düşüyor.

Sizlere Kindle ile YDS'ye Nasıl Çalışılır? Kindle ile İngilizce'ye Nasıl Çalışılır? konusunda bilgiler vermeye tecrübelerimi aktarmaya çalıştım. Değerlendirmenizi öneririm. Herkese iyi çalışmalar.

25 Ocak 2016 Pazartesi

YDS için Bilinmesi Gereken Bağlaçlar

Merhaba arkadaşlar. Umarım çalışmalar iyi gidiyordur. Bugün sizlere YDS'de okumanızı anlamak için gereken en önemli bağlaçları anlatacağım.Bu bağlaçlar size cümle tamamlama sorularını yaptıracağı gibi paragraf sorularında da çok yardımcı olacak. Haydi başayalım: 

YDS için Bilinmesi Gereken Bağlaçlar

although -e rağmen, e karşın, fakat
apart from … den başka
as long as … dığı sürece, … kadar uzun
as soon as … ar … maz
because …dığı için, …den dolayı
despite …e rağmen, (devamında cümle almaz dikkat!!)
even if … sa bile
even so böyle olsa bile
even though … e rağmen, … e karşın
on behalf of …ın adına
only if ancak, eğer …sa
otherwise yoksa, aksi takdirde
owing to …den dolayı, …sayesinde
rather daha ziyade, oldukça
rather than … den ziyade
so that …sın diye
so … that öylesine … ki
still hala, yine de
except for …den başka, …ın dışında, hariç
in accord with … ile uyumlu
in case …r diye
in order that …sın diye ( so that ile aynı anlamda)
in order to …mek için (V1)
instead bunun yerine
instead of …ın yerine
likewise benzer şekilde
on account of …den dolayı, yüzünden
thanks to …sayesinde
therefore bu yüzden
though …e rağmen, … sa bile
unless …medikçe
unlike …ın aksine
until …e kadar
whereas oysa, iken (tam zıtlık)
while …ken, …oysa,…e rağmen
yet henüz, fakat

Bu bağlaçların yanına yine bu kadar edat (prepositions), zarf (adverbs) ve zaman ifadeleri (time expressions) eklerseniz YDS'de bunları bilmeden önceki halinize göre 15-20 puan artırabilirsiniz. YDS için Bilinmesi Gereken Bağlaçlar sadece bunlardan ibaret değil ancak ilk etapta bunları bilmeniz okuduklarınızı daha kolay anlamanızı sağlayacak.

20 Ocak 2016 Çarşamba

YDS'ye Hazırlanırken Yapılmayacak 10 Şey

Merhaba arkadaşlar, bugün sizlere YDS'ye Hazırlanırken Yapılmayacak 10 Şeyi anlatacağım. Planınızı programınızı doğru da olsa yanlış da olsa bir şekilde yaptınız ve çalışmaya başladınız. Bu aşamada yapmamanız gereken birçok şey var. Şimdi bunları sıralayalım;

  • Çalışma programınızı gerçekçi bir biçimde yapın. Örneğin, akşam işten eve gelişiniz 6 ise yarım saatlik akşam yemeği faslından sonra hemen çalışmaya başlayacağınızı sanmayın. İnsan vücudu dinlenmek de ister. Ona bu izni verin. Aksi takdirde o birkaç gün sonra sizi engelleyecektir.
  • Hazırlamış olduğunuz programı bozmadan 10 gün boyunca uygulayın. 10 günden sonra çalışmanın artık bir alışkanlık haline geldiğini göreceksiniz.
  • Sınava son bir ay kalmadan deneme çözmeyin. Olur ya, kötü sonuçlar alırsanız motivasyonunuz kaybolabilir. Unutmayın beynimiz yenilgiyi daha çabuk kabullenir.
  • YDS'ye hazırlanıyorsanız YDS'ye hazırlanın. İngilizce altyazılı da olsa film ya da dizi izlemek ya da podcastler dinlemek size beklediğiniz hazırlığı sağlamayacaktır.
  • Daldan dala atlamayın. Materyal toplamayı derhal bırakın. Öncelikle elinizeki materyalleri tüketin. Aksi takdirde kendinizi hem vakit hem de para kaybederken bulabilirsiniz.
  • Grammer konularına çok takılmayın. Onu da son bir aya bırakın. Ve altın ipucu: Bu sefer kaynağınıza tersten başlayın. Çünkü çoğu gramer kaynağı tenselerden başlar. Siz tersten başlayarak hem sıkılmaz hem de başka bir konuya da tenseler kadar aşina olursunuz.
  • Sıkıldığınız, bıktığınız, tükendiğiniz her anda istediği notu almış kimselerin sevinçlerini gözünüzün önüne getirin. Kendinizi sıkı bir şekilde çalışmış ve emeğinin karşılığını almış olarak hayal edin. Gerçekten emek verip de kazandığınız bir şeyin keyfini çıkarmak istemiyor musunuz?
  • Ezber ve taktik-teknik laflarına kanmayın. YDS yazılı bir sınavdır. Yazılı sınava da okuyarak çalışılır. Okudukça taktik dedikleri şeyin oldukça mantıklı olduğunu, bunların adına taktik demenin onları bizlere daha da yabancılaştırdığını göreceksiniz. İlla ezber yapacaksanız Flash Cardla YDS'ye Nasıl Çalışılır? konumuza bir daha bakıp Flash Cardlarınızı oluşturun.
  • Kelime defterinizi gereksiz kelimelerle dldurmayın. Okuduğunuz ve anlamını bilmediğiniz her kelimeyi defterinize yazmayın. Unutmayın! YDS sizden akademik kelime bilgisi istiyor.
  • Bu süreçte hiçbir şeye bağımlı olmayın. Bir süre bağımlılıklarınızla aranıza mesafe koyun. Bir oyun müptelası mısınız? Bu oyunlarınızın save dosyasını silin, hatta bilgisayarınızdan kaldırın. Facebook mu bağımlılığınız? Onu daha etkin kullanın. İşinize yarayacak sayfalar beğenin, haber kaynağınız İngilizce gönderilerle dolsun. Bunları yapamıyorsanız güvendiğiniz birisine şifrenizi değiştirtin.

Elimden geldiğince YDS'ye Hazırlanırken Yapılmayacak 10 Şeyi anlattım. Bu maddelerin hepsi esasında kararlılık, konsantrasyon ve motivasyon temeline dayanıyor. Siz bu temelleri sürekli sağlam tutmaya bakın. Facebook sayfamızı beğenmeyi de unutmayın:) İyi çalışmalar. 

18 Ocak 2016 Pazartesi

Flash Cardla YDS'ye Nasıl Çalışılır?

Herkese merhaba! Her zaman aklımın bir köşesinde olan Flash Cardla YDS'ye nasıl çalışılır? postunu yazmamın sanırım vakti geldi.

Bugün sizlere Scientific American Mind dergisinin 700'den fazla makalede araştırma yaparak buldukları en iyi çalışma yöntemini anlatacağım. Evet tahmin edeceğiniz gibi bu yöntem Flash Cardla çalışmak. Şimdi bunu kendimize uyguluyoruz ve adı oluyor Fash Cardlarla YDS'ye çalışmak.

Yapılan bir çalışmadan bir grup öğrenciden kelime çiftlerini ezberlemeleri isteniyor. Bilindik yöntemi uygulayan bu öğrencilere bir hafta sonra teste uygulanıyor. Öğrenciler kelimelerin %35' ini ezberlemişlerdi. Bu testin üzerinden bir miktar zaman geçtikten sonra yeni bir deney yapıyorlar. Bu sefer İngilizce - Swahili kelime çiftlerini ezberlemeleri isteniyor ancak bu sefer flash cardlarla çalışmaları isteniyor. Bir hafta sonraki sonuç ne mi? Öğrenciler kelimelerin %80'ini hatırlıyor!

Bu yöntem okul öncesinden fakültelerdeki öğrencilere kadar bütün öğretim hayatında öneriliyor.

Gelelim kendi konumuza, ben Flash Cardla çalışma yöntemini ilk olarak, yabancı dergi okumak için edindiğim Scientific American Mind dergisinden öğrendim. Öğrenir öğrenmez hemen Windows mağazandan bu iş için uygun olan bir program indirdim. (Flash Study) (Android ve Iphone için olan programlar da bir hayli vardır eminim.) Daha sonra o sıralar henüz Kelime Defterim çok kalabalık olmadığından bütün kelimelerimi oraya da aktarmaya başladım. Bunun için kelimeleri tek tek yazdım. Kartın ilk sayfasına kelimenin İngilizce'sini, cinsini ve cümle içinde kullanımını yazdım. Arka sayfasınaysa kelimenin anlamını ve İngilizce'deki *synonymlerinden en yaygın olanlarını ekledim. Böylece çok güzel kelime setlerim oldu. İnternetimi kullanamadığım metro gibi yerler veya beklemek zorunda olduğum her an programı açıp çalışmaya başladım. O kadar faydalı oluyordu ki bir müddet sonra örnek cümleleri ezberlemeye başlıyordum.

Ön Sayfa
Arka Sayfa

Flash Cardlarınıza telefonunuzdan sürekli çalışmanıza gerek yok. İşe ya da okula gidip gelirken ya da yukarıda bahsettiğim durumlarda kullanmanız yeterli olacaktır. 

Her zaman söylediğim gibi; unutmayın, motivasyon ve istek her şeydir. Asla enseyi karartmayın. Bilmediğiniz bir dili öğreniyorsunuz. Şöyle düşünün: Sadece belli insanların bildiği gizemli bir dilde yeni kelimeler öğreniyorsunuz. Bugün sizlere Flash Cardla YDS'ye Nasıl Çalışılır? sorusuna yönelik kendi deneyimlerimi de ekleyerek bir şeyler katmaya çalıştım. Umarım faydalı olmuştur. İyi çalışmalar.

* synonym / n. / bir kelimenin eş ya da yakın anlamlısı

Çeviri Yöntemiyle YDS'YE Çalışmak

Merhaba arkadaşlar, umarım YDS çalışmalarınız iyi gidiyordur. YDS'ye nasıl çalışılır konusunda elimden geldiğince size destek olmaya çalışıyorum. 

İnternette ben de bu türde bir çok yazı gördüm. İster faydalı olsun ister faydasız olsun bu tür yazılar hiç olmazsa bana motivasyon katıyordu ve çalışmaya itiyordu. Ben de en azından bu kadar bir fayda sağlayabiliyorumdur. 

Unutmayın motivasyon her şeydir, motivasyonunuzu yitirdiğiniz an YDS'den 80 almak yazımı okuyun ve bunu sizin de başarabileceğinize inanın. Her zaman şunu demişimdir: "6 aylık kendini vereceğin sıkı bir çalışmayla geçilemeyecek sınav yoktur."

Gelelim konumuza.Bugün sizlere çeviri yöntemiyle çalışmak suretiyle Reading çalışmalarımı nasıl yaptığımı açıklayacağım. Bu öyle bir yöntem ki hiç tasvip etmediğim ezber yöntemini saymazsak en etkini diyebilirim. Öncelikle bize lazım olan malzemeleri sıralayalım;

  • Telefonumuzdaki TurEng Sözlük uygulaması
  • İngilizce metnin Türkçe'si ya da İngilizce çeviri yapabilecek bir arkadaş :)
  • Kelime defterimiz.
  • Telefonumuzdaki Flash Card uygulaması (Sanırım Android ve iphone için quizlet tarzı bir program. Ben Windows işletim sistemi kullanıyorum.)

Öncelikle size Jacques Ranciere'in Cahil Hoca *postumu okumanızı öneriyorum. Sizi motive edecek ve yöntemin bilimsel temelleri konusunda size güven verecek.

Gelelim konumuza,

Arkadaşlar ben bu işlemi her iki yöntemle de ayrı ayrı yapabildim.; İngilizce'si çeviri yapabilecek kadar iyi bir arkadaş ve metnin Türkçe'si vasıtasıyla. Her iki yöntemden de verim aldım ancak bana sorarsanız öğrenimin kusursuz olmasını istiyorsanız elinizde metnin çevirisinin olması daha verimli olacaktır. Benim çalışmam şu şekildeydi;
  • İlk olarak metni hızlı bir şekilde okuyor, konuyu anlamaya çalışıyordum. (Bu aşama çok önemli arkadaşlar, *skim etmek size ana fikri anlamanızda yardımcı olacak, böylece bilmediğiniz her kelime için tahmin yapma şansı verecek)
  • Her paragrafı ayrı ele alıyor ve cümle cümle çevirerek ilerliyordum.
  • Denk geldiğim ve akademik bulduğum kelimeleri -meşhur yeşil tükenmezli kalemimle- işaretliyor, metnin bulunduğu kağıda çevirisini yazıyordum. 
  • Gereksiz kelimeleri yazmıyordum. Mesela bir baraj hakkında okuduğum makalede geçen *embankment kelimesini yazmıyor, *to breach kelimesini yazıyordum.
  • Nokia marka telefonuma indirdiğim Flash Study programıyla flash cardlar hazırlayıp her yerde ve her fırsatta tekrarlıyordum.
Siz de çeviri yöntemiyle çalışmak suretiyle kelimeleri cümledeki kullanımı ve *collocationlarıyla öğrenecek, bilmediğiniz kelimenin anlamını okurken tahmin etmekte kendinizi geliştireceksiniz. En önemlisi cümleler arasındaki bağlaçlarla çok sık karşılaştığınızdan bunları öğrenmeye özel bir çaba sarf etmeyeceksiniz. 
"*" İşaretiyle bazı İngilizce kelimeleri öne çıkarıyorum. Bazılarınıysa Türkçe kelimelerle anlamlandırılabilecek şekilde yazıyorum ki tahmin edebilesiniz diye. Belki bu yaptığım Türkçe'mizi korumak için yanlış gelebilir fakat amacım blog yazarken kelime de öğretmek. Şimdi anlamlara geçelim.
  • post / n. / Blog yayınlarımın her birine post deniliyor.
  • to skim / v. / Gözden geçirmek.
  • embankment / n. / baraj duvarı, bent. (Gördüğünüz gibi kelime barajlar için olmazsa olmaz bir kelime. Yukarıdaki "gereksiz" sözünü bilerek kullandım. Neden mi? Her kelime yanında bir hikayesi olursa asla akıldan çıkmaz. Bu kelimenin hikayesi de bu olsun ve aklınızdan çıkmasın.)
  • to breach / v. / gedik açmak, penetre etmek - to penetrate
  • collocation /n. / birbirleriyle sıkça kullanılan kelime gruplarına verilen isim.
Umarım faydalı olmuştur, herkese iyi çalışmalar.

17 Ocak 2016 Pazar

Cahil Hoca - Jacques Ranciere

Jacques Ranciere, Cahil Hoca kitabında 1818 yılında Fransız Edebiyatı okutmanı olan Joseph Jacotot'nun başından geçen bir olayı ve devamında, onun hayatını ve öğretim sistemini açıklıyor.

Gelelim bizi ilgilendiren kısmına;

Jacotot o yıllarda ülkesinden ayrılıp Hollanda'ya geçmek zorunda kalmış, burada da Leuven'de yarım ücretli bir öğretmenlik işi bulmuştu. Bizim alçakgönüllü okutmanın dersleri öğrencilerin çabucak hoşuna gitmişti. Gelgelelim derslerinden istifade etmek isteyen öğrencilerin çoğu Fransızca bilmiyordu. Joseph Jacotot'da tek kelime Hollandaca bilmiyordu. Dolayısıyla talebenin talip olduğu şeyleri öğretebileceği ortak bir bil yoktu. Yine de öğrencilerin arzularına karşılık vermek istiyordu. Bunun için de öğrencileriyle arasında ortak bir  şey üzerinden asgari bir bağ kurması gerekiyordu. 

Tesadüf bu ya, o sıralar Brüksel'de Fenelon'un Telemak'ının iki dilli bir baskısı çıkmıştı. Ortak bir şey bulunmuş, Telemak böylece Joseph Jacotot'nun hayatına girmişti. Tercümanı aracılığıyla kitabı öğrencilerine dağıtıp, çeviriden yardım alarak Fransızca metni anlamalarını istedi öğrencilerinden. 

İlk kitabın ortasına gelince, yine tercümanı aracılığıyla öğrencilerine oraya kadar öğrendiklerini sürekli tekrarlamalarını ve kitabın kalanını anlatabilecek kadar okumakla yetinmelerini söyledi. Şansın yardımıyla bulunmuş bir çözümdü bu, ama aynı zamanda küçük çapta felsefi bir deneydi, Aydınlanma Çağı'nın sevdiği türden bir deney. 1818'de Joseph Jacotot hala geçen yüzyıldan kalma bir adamdı ne de olsa. 

Gelin görün ki deney beklentilerini aşmıştı hocamızın. Bu şekilde hazırlanmış öğrencilerinden okudukları hakkındaki düşüncelerini Fransızca kaleme almalarını istedi. "Korkunç uydurma ifadelerle, hatta tam anlamıyla bir acizlikle karşılaşacağını sanıyordu. Hiç açıklama görmemiş bu genç adamlar kendileri için yepyeni bir dilde karşılaştıkları güçlükleri sahi nasıl çözecek, metni nasıl anlayacaklardı ki? Hiç mühim değil! Önemli olan rastlantıya açılan bu yolun onları nereye götürdüğünü, bu çaresizlikten doğmuş ampirizmin ne gibi sonuçlar verdiğini görmekti. O öğrencilerin, bu zorlu işin içinden birçok Fransız kadar iyi çıktıklarını görünce çok şaşırmamış mıydı? Demek ki başarmak için tek gereken istemekti. Demek ki her insan başkalarının yaptığı ve anladığı şeyi anlamaya potansiyel olarak kadirdi."

Fransızca'nın temeline dair öğrencilerine hiçbir şey açıklamamasına rağmen, öğrenciler bildikleri dildeki kelimelere karşılık gelen Fransızca kelimeleri kendi kendilerine aramış, çekim eklerinin ne anlama geldiğini kendi kendilerine anlamışlardı. Fransızca cümle kurabilmek için kelimeleri ve çekimleri nasıl kullanmaları gerektiğini tek başlarına öğrenmişlerdi; Kitapta ilerledikçe cümleleri ve imlaları düzeliyordu; yazdıkları cümleler de öyle öğrenci cümlesi değildi hani, düpedüz yazar cümleleriydi. Ne yani, hocanın açıklamaları gereksiz miydi? Gereksiz değildiyse, kime ve neye faydası vardı o açıklamaların o halde. 

Kitaptan bu kadarlık alıntı yeter. Şimdi ben anlatıyorum, blog yazarınız. Gördüğünüz gibi öğrenciler çeviri yoluyla ve tekrarla bir dilde yetkinliğe ulaşmışlar. Sadece bir kitap ve çevirisiyle. Ben de bu yöntemi Looking for Alaska ve Alaska'nın Peşinde kitaplarının ilk 50 sayfalık bölümüde uyguladım. Tek bir seferde yaptım, tekrar etmedim. Ancak bu tek seferlik okumamda bile Jacques Ranciere'in, Jacotot'un deneyimlerini yazdığı Cahil Hoca kitabında anlattıklarının ne kadar etkin olabileceğini farkettim. Umarım yazı faydalı olmuş, size yeni ufuklar açmıştır. Motivasyonunuz bol olsun, iyi çalışmalar.

YDS'den 80 Almak

Merhaba arkadaşlar,

YDS'ye çalıştığınızı biliyorum. Yüksek notlar almak istediğinizi de biliyorum. Bunu bir türlü başaramadığı(m)nızı da. Ben kendim bunu başardım. Bu blogda sizlere Yds'den 80 almak için neler yaptığımı anlatacağım. 

YDS'den 80 almak benim kendime koyduğum ikinci hedefti. İlki 50 barajını geçmekti. 80 alana kadar ki notlarım şöyleydi;

  • 2013 YDS Sonbahar - 28,75
  • 2014 YDS İlkbahar   - 48,75
  • 2015 YDS İlkbahar   - 80,00
  • 2015 YDS Sonbahar - 85,00

Gördüğünüz üzre sürekli yükselen bir puan geçmişim var. Ancak YDS'yi başarmam tabi ki bu kadar uzun sürmedi. Tam teşekküllü ilk hazırlığım 2015 YDS İlkbahar içindi. 09 Şubat 2015'te hazırlanmaya başlamış, sınava kadar devam ettirmiştim. O sırada koyduğum hedefti YDS'den 80 almak. Ve bunu da başardım. Peki 2 aylık bir süreçte böyle bir başarıya nasıl ulaştım. Bunları yaparak;
  • Sınav için bir araştırma yaptım. Gramerin o kadar da gerekli olmadığını gördüm ve bu nedenle pasaj sorularına ağırlık vermem gerektiğini planladım. 
  • Telefonuma TurEng sözlük indirdim. Yanımda sözlük taşımama gerek kalmadı.
  • Sabah kahvaltı yaparken telefonumu yanıma koydum ve oradan İngilizce akademik metinler okudum. Çok güzel ve YDS seviyesinde siteler var ve her sabah e-maille bülten gönderiyorlar.
  • Bir kelime defteri tuttum ve sadece kendimce gerekli kelimeleri buraya işledim.
  • Q Skills for Success Reading and Writing 4 & Q Skills for Success Listening and Speaking 4 kitaplarındaki kelimeleri hakkıyla öğrendim. (Kitapta ne diyorsa onu yaparak, kitaptaki exerciseleri sırasıyla yaparak.)
  • Real Reading 3 kitabını yarısına kadar çalıştım. 
  • Looking for Alaska diye bir kitap vardı. Bunu Türkçe'siyle karşılaştırmalı olarak 50.sayfasına kadar okudum. 
  • Günde 6-7 saat sadece Reading çalıştım. Tüm bu esnada TV'de İngilizce Kanallar açıktı. Evet, uyduda İngilizce kanallar var.
  • Her kelimeyi ezberlemeye, öğrenmeye çalışmadım.
  • Sadece 3-4 deneme çözdüm. 
  • Çok okudum. Öyle ki sınavlardaki bazı soruları anlam bilgim olmadığı halde kalıba aşina olduğum için cevaplayabildim.

Ve nihayet YDS'den 80 aldım. Sakın korkmayın çekinmeyin arkadaşlar, ben 2 ayda yaptıysam 6 ayda herkes yapabilir. Sadece 1 kelime defteri ve 1 telefonla bile bu sınav başarılabilirmiş bunu anladım. Şunu söyleyebilirim arkadaşlar: son sınavda süre artırdım. Evet, telaştan odaklanamayan ben süre artırdım. Şu an için 80 bandını aşmak zor geliyor, gözümü korkutuyor. Ama her defasında 2 ayda başardığım gelişmeyi düşünüp cesaretleniyorum. Umarım faydalı olmuşumdur arkadaşlar, herkese başarılar dilerim.

İlk ilke, kendinizi kandırmamaktır ve siz, en kolay kandırabileceğiniz kişisiniz. RICHARD FEYNMAN